| | Üretsiz Blog oluştur

RİFAT SAĞLAM. Web siteme hoş geldiniz.

VAKIF MI? O DA NE!

Etrafımda nice gençlere hatta üniversite tahsili yapmış nicelerine sordum, bir cevap alamadım.

 

Ecdadımız kıymetli eşyalarını, sevdikleri şeyleri öbür dünyaya götürebilmek için hep vakfetmişler. Vakfedilen bu kıymetli vakıflar devlet tarafından korunur imiş. Vakıfların dokunulmazlığı vardır.  Bu vakıfların tek gayesi insanlığa hizmettir. Fakir ama okumak isteği ile yanıp tutuşan çocuklarımız bu vakıflar tarafından okutulurmuş. Fakir Müslümanların tedavi olması için vakfedilen hastaneler ecdadımızın yardım severliğinin delilidir.

 

Cumhuriyet dönemine kadar vakıflar vakfedilme maksatlarına uygun kullanılmış. Ama ne zaman ki millet kültüründen, asırlarca kullandığı harflerinden ve bunun sonucu olarak geçmişinden koptu, vakıfları savunacak, onlara sahip çıkma şuuruna sahip nesil kayboldu. O zaman bundan fırsat bulan birileri vakıfları devlet idaresine geçirme kararı çıkardı. Bu karar vakıfların yağmalanmasına atılan ilk adımdı.  Ve devamı da gelecekti.

 

Vakıfların devlet idaresine geçmesinin hemen ardından, yurt genelinde özellikle İstanbul’da binlerce vakıf satılığa çıkarıldı.

 

Müslüman’larda din ve iman şuuru var ki; “ O vakıflar alınmaz. Onlar da yetimin hakkı var. Onları alsak iki yakamız bir araya gelmez “ diyerek vakıfları satın almadılar. Bu sefer bunları yurtta yaşayan Ermeniler, Yahudiler aldılar. Bu gün kapalı çarşıdaki dükkanların çoğu zamanında vakıf idi. Gidin sahibini araştırın bir Yahudi yada Ermenidir. Ve bu vakıflardan kazanılan paralar İsrail’e ve onun güdümündeki diğer ülkelere gönderilip İslam aleyhinde kullanılıyor.

 

Cami olarak vakfedilip diskoya çevrilen, Sirkecide tren istasyonunun karşısındaki Cami bunun örneklerindendir.  Ama daha sonra Eminönü belediye başkanlarından biri bunu tekrar eski haline, camiye çevirmiştir. Bu cami hali hazırda Sirkeci tren istasyonunun karşısındadır.

 

Bu gün o vakıflar mevcut olsaydı, ülkedeki fakirliğin konumu çok daha başka olurdu. Vakıfların yağmalanmasından sonra neredeyse ülke genelinde vakıf ve vakıf kültürü diye bir şey kalmadı. Daha sonra İstanbul’da açılan ilk vakfı 1955 yılında Emine İnanç hanım gerçekleştirdi. Bu vakıf Türkiye genelinde ise altıncı sıradadır. Ben naciz kardeşiniz de tahsil hayatının bir kısmında Emine İnanç vakfında kaldım.

 

Vakıflara bir de levha halinde bir vakfiye asmış ecdadımız.  Bu vakfiyeleri okuyunca insanın tüyleri diken diken oluyor..  Sözleri değişik değişik olsa da, anlamları aşağı yukarı bütün vakıflarda aynı olan bu vakfiyelerde vakıfları hayırla kullanan ve devam ettirenlere dualar edilmiş, onları değiştiren ve ortadan kaldıranlara ise beddualar edilmiş. Bu bedduaları okuyunca, millet olarak nereden ve daha kim bilir nerelerden ne beddualar almışız diyor insan. Yazımı Kanuni Sultan Süleyman’ın bir vakfa astırdığı Vakıf Bedduası ve Vakıf Duası ile bitirmek istiyorum.


Kanuni Sultan Süleyman Vakfiyesi'ndeki vakıf bedduası şöyle:

"Allah'a ve Ahiret gününe inanan, güzel ve temiz olan Hazreti Peygamberi tasdik eden, Sultan, Emir, Bakan, küçük veya büyük herhangi bir kimseye, bu vakfı değiştirmek, bozmak, nakletmek, eksiltmek, başka bir hale getirmek, iptal etmek, işlemez hale getirmek, ihmal etmek ve tebdil etmek helal olmaz. Kim onun şartlarından herhangi bir şeyi veya kaidelerinden herhangi bir kaideyi bozuk bir yorum ve geçersiz bir yöntemle değiştirir, iptal eder ve değiştirilmesi için uğraşır, fesh edilmesine veya başka bir hale dönüştürülmesine kastederse, haramı üstlenmiş, günaha girmiş ve masiyetleri irtikâp etmiş olur. Böylece günahkârlar alınlarından tutularak cezalandırıldıkları gün Allah onların hesabını görsün. Mâlik (Cehennem bekçisi melek) onların isteklisi, zebaniler denetçisi ve cehennem nasibi olsun. Zira Allah'ın hesabı hızlıdır. Kim bunu işittikten sonra, onu değiştirirse onun günahı, değiştirenler üzerindedir. Kuşkusuz O, iyilik edenlerin ecrini zayi etmez..."

VAKIF DUASI
"Her kimse ki; Vakıflarımın bekasına özen ve gelirlerinin artırılmasına itina gösterirse, bağışlayıcı olan Allahu Teâlâ'nın huzurunda ameli güzel ve makbul olup, mükâfatı sayılamayacak kadar çok olsun, dünya üzüntülerinden korunsun ve muhafaza edilsin...

liked: rifatsaglam, emine

Yorumlar

  • Selamün Aleyküm Hocam. HZ: ALLAH razi olsun bizleri aydinlattiniz. Yazilariniz, islediginiz konular cok güzel. Mevlam emeginizi bosa cikarmasin.